banner

    Dijital turizm şirketleri siber saldırıların odağında

    Dijitalleşmenin global anlamda büyük bir hız kazanmasıyla birlikte birçok farklı sektör satış platformunu bu yeni dünyaya taşıdı ancak siber saldırılar da daha fazla gündeme gelmeye başladı. Siber saldırganların açıkları bularak veri hırsızlığı yapması fidye ve benzeri taleplerle şirketleri hem finansal hem de pazarlama açısından riske sokabiliyor. Bu alanda artık hizmetlerini dijital dünyaya taşıyan turizm şirketleri de yer alıyor. Peki, turizm şirketleri dijital dünyada varlıklarını ve verilerini saldırganlardan nasıl koruyabilir?

    Dijital turizm şirketleri, saldırganların öne çıkan hedefleri arasında yer alıyor

    Başta sosyal mesafe nedeniyle fiziksel aktivitelerin büyük ölçüde kısıtlandığı pandemi döneminin sona ermesi ile birlikte birçok kişi özlem duyduğu tatil planlarına hızlı ve yoğun bir dönüş yaptı. Üstelik yine pandemi döneminde tüketim alışkanlıklarının oldukça büyük bir oranda dijitale taşınmasıyla beraber turistik planların yapılmasında da dijital turizm şirketlerine olan ilgi arttı. Bu artış siber saldırganların dikkatini çekerken, rezervasyon ve satın alım işlemlerinin oldukça yoğun gerçekleştiği ve müşteri verilerinin oldukça fazla olduğu dijital turizm şirketleri büyük bir risk ile de karşı karşıya kalmaya başladı. Turizm açısından zengin bir ülke olarak Türkiye siber saldırı risklerinin de oldukça fazla olabileceği bir coğrafya. Verilerle ele alındığında; Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin yıllık zirvesinde siber saldırıların küresel ekonomiye verdiği zarar 1 trilyon dolara ulaşmışken 2030’a kadar bu rakamın 90 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Siber saldırı korunma yöntemlerini iyi bilmek, bu yöntemleri etkin bir şekilde uygulamak her sektör için büyük bir önem arz ederken oldukça çarpıcı olan bu veriler ışığında, dijital turizm şirketlerine de kendilerini korumaları noktasında büyük bir sorumluluk düşüyor.

    Dijital turizm şirketleri siber saldırılara karşı nasıl korunabilir

    Müşterileri ile dijital platformlarda hizmetlerini buluşturan turizm şirketlerinin, bazı etkili yöntemlerden yararlanarak; sahip oldukları hassas müşteri verilerini korumaları mümkün olabilir. Özellikle siber saldırıların hedefinde olan verileri ele geçirme ve verileri değiştirerek haksız kazanç sağlamanın yanı sıra erişimleri bloke ederek fidye talep etme gibi girişimlerini bu yöntemlerle önlenebiliyor. Siber saldırılardan nasıl korunulur sorusuna ise önde gelen bazı yöntemlerle yanıt verilebilir:

    1. Yenilenen yazılımların ve uygulamaların güvenlik testleri canlıya almadan önce yapılabilir.
    2. Çalışanlar farklı siber saldırı çeşitleri hakkında eğitilebilir. Siber tehlikeler sürekli geliştiği ve değiştiği için bu eğitimlerin de her zaman yenilenmesi çok önemli.
    3. Oltalama saldırıları ile gerçek istekler arasındaki farkı açığa çıkartacak test prosedürleri oluşturulabilir.
    4. Kötü niyetli e-postaları en aza indirmek için güçlü spam filtreleri uygulanabilir.
    5. Siber saldırganlar bir sisteme sızmanın yeni yollarını keşfettiği için anti-virüs yazılımlarını ve güvenlik duvarlarını 7/24 güncel tutabilir.
    6. Habersiz oltalama saldırısı tatbikatıyla ekiplerin farkındalık düzeyi ölçülebilir.
    7. Kötü niyetli web sitelerini engellemek için web filtresi kullanılabilir.
    8. Çalışanlar güçlü şifreler kullanmaya teşvik edilebilir.
    9. Bağımsız siber güvenlik uzmanlarını uygun maliyetle bir araya getiren ödül avcılığı (bug bounty) programları yayına alınabilir ve güvenlik seviyesi bu yolla etkin şekilde artırılabilir.

    Bu yöntemler ve diğer çeşitli siber saldırı korunma yöntemi ile dijital turizm şirketlerinin kendilerini ve müşteri verilerini korumaları önerilmektedir. Öte yandan, saldırganların yaratabileceği tehlike yalnızca finansal bir maliyetle sonuçlanmakla kalmayıp aynı zamanda marka imajında da çok ciddi olumsuz etkiler yaratabilir.

    Bug Bounty programları ile kontrolü elde tutmak mümkün

    Yaz tatili dönemi yaklaştıkça artan rezervasyon ve satın alma artarken, şirketlerin dijital verileri için de risk artabiliyor. Saldırganların motivasyonlarını artıran bu bolluk döneminde güvenli kalmak için ise bug bounty programı tercih edilebilir. BugBounter, bünyesinde bulunan 2000 siber güvenlik uzmanı ile şirketlerin dijital platformlarını gerçek saldırganların seviyesinde saldırılara karşı denetlenmesini sağlıyor. Siber saldırganlar gibi hareket ederek sistemlerin açıklarının tespit edilmesini böylece bu açıkların giderilerek risklerin ortadan kaldırılmasını sağlayan uzmanlar, ödül avcılığı olarak da adlandırılan bu program ile şirketlere ihtiyaçları olan güvenlik raporlarını sunuyor. BugBounter’ın yetkili ekipleri bu raporlara göre en kısa süre içerisinde doğrulama kontrollerini sağlayarak kuruma bilgi veriyor.

    Siz de siber güvenlik açıkları ve bu açıkların yaratabileceği riskleri ortadan kaldırmak için hemen BugBounter ile iletişime geçebilir, uzman desteği ile siber saldırganlara karşı önlem alabilirsiniz.